Tel Vodafone     : 0 542 277 32 01

Tel Turkcell       : 0 535 368 74 57

 

Medyum Kenan TEKE 25 Yıllık bilgi birikimini siz değerli kullanıcılarına yardımcı olmak için kullanıyor...

 

İnsanların en hayırlısı, insanlara en çok faydalı olanıdır.

Ana Sayfa | Medyum Kenan TEKE | Büyü | Vefkler | Nazar | Bağlama Büyüsü | iletişim

Ana Menü

Ana Sayfa
Medyum Medyumluk
Cin ve Cinler Alemi
Muska
Şifalı Bitkiler
Rüya Tabirleri
Astroloji
Fal ve Fal Çeşitleri
Ruhlar
Büyü Bozma
Çalışma Alanlarım
Havas ilmi
Remil ilmi
Manevi ilimler

Doğru zaman ve doğru yerdesiniz..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

MEDYUM KENAN TEKE'NİN WEB SİTESİNE HOŞ GELDİNİZ, MEDYUM KENAN TEKE 25 YILLIK DENEYİMİ İLE SİZLERİN HİZMETİNDEDİR.

Şifalı bitkiler sözlüğü, alfabetik listeden lütfen harf seçimi yaparak devam ediniz.

A B C-Ç D E F G H I-İ K L M N O-Ö P R S-Ş T U-Ü V Y Z

ŞİFALI BİTKİLER ve AYETLER

Çoğu bitki ve meyvelerin yan tesirini yine aynı bitkinin kendisinin başka yeriyle telafisi Allah’ın kudret ve azametinin bir delilidir. Sineğin bir kanadı zehir, diğer kanadı panzehirdir. Fındık sivilce ve kaşıntı yapar, yaprağı ise sivilce ve kaşıntıyı önlüyor. Kayısı isal yapar, kayısının çekirdeğinin içi ise isali önlüyor.

Yüce Allah(C.C.) şifa verdiği hastalığın sırrını bitkide belirtmiştir. Bazısını şeklinde, bazen tadında, bazen renginde, bazen kokusunda. Bazı bitkiler koklanınca şifa verir. Bronşları açar, nefes darlığına şifa olur. Cevizi iyice inceleyecek olursak insan kafasıyla karşılaşırız.

 

İçi beyin gibidir, dış kabuğu kafatası, en dıştaki yeşil kabuk kafatasını koruyan saç gibidir. Beyin şeklindeki ceviz içi, beyin için elzem olan gümüş iyonunu bulunduruyor. Bir insan için gümüş iyonu sadece beyine lazımdır o da cevizde vardır. Vücut için elzem bir gıda olna armuta dikkatle bakılırsa böbreğe benzediğini görürsünüz. Böbrek hastaları için vazgeçilmez şifa ve dermandır. Armudun meyvesi, çöpü ve çekirdekleri de faydalıdır.

 

İçinde sümüksü madde bulunan bitkiler yara ve iltihap üzerine etkilidir. Cilt temizleme özelliğine sahiptir. Sümüksü oluşu bir merhem özelliğine sahip olduğunun işaretidir. Dikenli bitki familyalarını da ele alırsak, ucu sivri iğne gibidir. Bu bitkiler tıkanık damarları çözücü, idrar yollarını temizleyici, karaciğer tıkanıklığını açandır. Bütün ağaçların sakızı dış iltihap, çıban ve yaralar için eşsiz bir merhemdir.Yapışma özelliği, merhem olma özelliğinin işaretidir.

 

Yabani hayvanlar Allah’ın ilhamı ve içgüdüleriyle hastalandıklarında kendileri hastalıklarına şifa olan otu bulurlar. Yabani hayvanlar takip edilerek otların şifasını tesbit etmek mümkündür. Yılan kış uykusundan uyanınca,  gözlerinin açılması için  gözlerini rezene otuna sürter ve gözleri iyi görür. Bu anlayış, bu ilham rezene otunun gözün ilacı olduğunun kanıtıdır.

 

Ayrık otu, genellikle kumlu topraklarda yetişen bir şifa kaynağıdır. Kumda yetişmiş olması böbrek kumları için eşsiz bir ilaçtır. Tadı tiksindirici değildir. Kekikle beraber kaynatılıp tatlandırılarak içilir.

(ABD) Akbar Kliniğinde yapılan bir araştırma çörek otunun çağımızın vebası olan kansere umut olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bağışıklık sistemleri zayıflamış kişilere dört hafta boyunca günde iki gram çörek otu verilmiş, bu kişilerin kanında Th\TS oranı %55 arttığı gözlenmiştir. İkinci bir araştırma bu oranı %72 arttırmıştır. Aynı zamanda kanser hücrelerinin amansız düşmanı olan “Naturel Killer’in” aktivitesi de %74 oranında artmıştır. Zaten batıda doktorlar tarafından önce bitkisel tedavi tavsiye edilir.

 

Batılı doktorlardan netice alamayan Mustafa Kemal Atatürk, hastalığından dolayı ateşi geçmeyince Kel Ali’ye sorar, “Annene sor, o şifalı şeyleri bilir. Ne kullanayım.” demiş. Annesi gül sirkesini tavsiye etmiş. Fayda gören Mustafa Kemal Atatürk, Kel Ali’nin annesine teşekkür etmiştir.

 

Dünyada 2,5 milyon adet bitki çeşidi vardır. Bunun yirmi bin çeşidi ülkemizde mevcuttur. 1998  yılında sadece Kastamonu'dan beş yüz milyarlık KANTARON bitkisi ihraç edildi. Biz o otların çok azını ilaç olarak trilyonlarca liraya ithal ediyoruz. Dağlarımız, taşlarımız bitki hazinesi, madenlerimiz, şifalı sularımız gibi bitkilerimiz de değerlendirilemiyor.

 

Dağlar şöyle dursun, burnumuzun dibindekileri de değerlendiremiyoruz. Caddelerimizdeki, parklarımızdaki ağaçlar, defne, çam, mersin, okaliptüs. Mezarlıklardaki şifalı bitkiler;  çam, selvi kozalağı, oğul oto, hatmi, zambak, ısırgan vs. Bu ağaçlar budanıyor, heba olup gidiyor. Gölgede yaprakları kurutulsa ayrı bir gelir kaynağı oluşacaktır. Sade İspanya'da bir yılda KEBERE bitkisinden on beş milyar dolara yakın gelir elde ediliyor. Her nedense ülkemizde şifalı bitkilere pek de önem verilmediği görülmektedir. Dağlarımız kekikten geçilmiyor. 100 kg. kekikten 3 kg. kekik yağı elde edildiğini biliyor musunuz?

 

Bitkilerin dillerinden anlayıp onları insan oğluyla tanıştıran bu ilmin yayılmasına vesile olan ecdadı hürmet hizmet saygı ile anıyorum. Tabiatı bir eczane olarak yaratan Allah bir hastalık için binlerce çeşit bitki ve meyve yaratmıştır bir otun bir çok hastalığa şifa olması bir hastalık için binlerce otun mevcut olması yüce Allah'ın bize bir lütfudur.

 

Yüce Allah c.c yer yüzünde olan her şeyi ilk insan ilk elçi ve ilk peygamber olan Hz Adem'e kuran'ın ifadesiyle öğretmiştir. Bu yol göstericilik ve rehberlik bütün peygamberler vasıtasıyla devam etmiştir. Hz Adem'in yetmiş üç dil bildiğini bin adet sanat sahibi olduğunu biliyor muydunuz ?

 

Meyvelerimizin çöplerinin bile bir şifa kaynağı olduğunu biliyor musunuz? Meyveleri soyunca 2-3 gün açıkta kalırsa hemen çürür ve kokar. Biz meyvenin kabuğunu soyup, çöpe atıyoruz. Meyveyi çürümekten koruyan kabuklar bizi de hastalıklardan korur. Ayrıca meyvelere has kokular genellikle kabukta yoğunlaşmıştır. Bu kabuklardan imbikle uçan yağ çıkarılır. Biz ise meyvenin en kıymetli yerini çöpe atıyoruz. Şimdi ise attığımız şifalı çöpleri inceleyelim.

 

ELMA KABUĞU: Hazmı kolaylaştırır. Öksürük, grip vakalarında kaynatılıp, içilirse çok faydalı olur.

ELMA ARMUT VE AYVA ÇEKİRDEĞİ: Mikrop öldürücüdür. Mikrobik hastalıklarda da ezilip, kaynatılır, balla tatlandırılarak içilmeye devam edilir. Elmayı, armudu, ayvayı kabuğu ve çekirdeğiyle beraber yemek bir şifa hazinesidir.

 

KİRAZ SAPI: Söktürücü özelliği vardır. Adet söktürür, idrar söktürür. Kekikle kaynatılıp, karıştırılıp, balla tatlandırılarak, günde üç su bardağı içilirse zayıflatma özelliği vardır.

NAR KABUĞU: İshali keser. Kaynatılıp balla tatlandırılarak günde üç su bardağı soğuk olarak içilmeye devam edilir.

 

KAVUN VE KARPUZ KABUĞU: İç kısmı cildi temizler. Güneş lekelerini giderir. Kavun kabuğu yemeklere atılınca, yemeklerin çabuk pişmesini sağlar.

 

Şifalı bitkiler hakkında; Resûlullâh (s.a.v.)'ın hadisleri :

Ayva: yeyiniz , yürek sıkıntınızı . Göğüsteki balgamı vesaireyi temizler, kalbe de kuvvet ve şecaat verir (Hamile kadın) yerse doğan çocuğu güzel olur.

Kına: kınaya devam ediniz, şüphesiz ki saçınızı, başınızı parlatır, kuvvetleştirir. İnsanın bedenine kuvvet verir, kabirde şahitlik yapar.

Mercimek: mercimek yemeye devam ediniz,mercimeği yetmiş peygamber övmüştür. Kanser gibi hastalığı olanlar mercimek ve sığır eti yememelidir.

İncir: İncir yeyiniz, eğer idda etsem ki cennetten bir meyve geldi o da incirdir desem, sözümde hanis olmam, hulf etmem, basurdan kurtarır, siyatiğe iyi gelir.

Yumurta: Peygamberlerden biri Cenabı Ecelli ve Âlâya zayıflıktan şikayette bulundu . Cenabı Hak o peygamberine (s.a.v.)yumurta yemesini buyurdu.

Hardal- Tere Tohumu: Hardal ve Tere tohumuna kıymet veriniz. Cenabı Ecelli ve Âlâ onları her derde deva kılmıştır.
Tere tohumu bala karıştırılır, macun gibi yapılır yenirse baş ağrısına şifa verir.

Sarımsak : Çiğ sarımsak yeyiniz, Eğer Cebrail(a.s) ile konuşmasaydım ben de yerdim.

Turunç : Turunç yemek kalbekuvvet verir.

Kekik- Mürsafi- Yavşan Otu : Evlerinizi kekik otu, mürsafi ve yavşan otu ile tütsüleyin.

Nar : Narı, içindeki zarı ile yiyiniz, muhakkah ki o, mideyi dibağat edip, temizler.

Pirinç : Yerden biten her bitkide şifa ve zehir vardır. Pirinç ise öyle değildir. Onda yalnız şifa vardır.

Nergiz : Nergiz çiçeği koklamaya devam ediniz, zira kalbde delilikten, barastan, cüzzamdan bir habbe vardır. Onları nergizden başka bir şey gideremez.

İnek Sütü : İnek sütüne mülazemet ediniz , zira inek sütü her derde devadır. İnek sütüne devam ediniz, zira inek sütü şifa yağı devadır.

Reyhan : Reyhan çiçeği kime verilirse alsın; kabul etsin reddetmesin, zira taşıması hafif, kokusu güzeldir.

Hindiba : Hindibayı silkmeden yiyiniz, zira cdennetten üzerine damla düşmediği bir gün yoktur, buyurmuşlardır.

Et : Et yemek insanın ahlak ve cemalini güzelleştirir. Dünya ve ahirette taamların efendisi et'dir.

Hurma : Kim sabahları aç karnına medinenin acve denilen hurmasından yerse o gün ona zehir ve sihir tesir etmez. Buhari Müslim ve Ebu Davud Amr b. Sad (r.a.) dan rivayet etmişlerdir. Hurma yemek kulunçtan kurtarır, Acve hurması cennet meyvelerindendir. Zehire karşı şifadır. Tirmizi rivayet etmiştir.

Mantar : Üç beş veya yedi mantar alıp onları sıktım; suyunu bir şişeye koydum, bu suyu (göz ağrısından muzdarip olan) cariyemin gözüne sürme olarak çektim şifaya kavuştu.Tirmizi, Ebu Hüreyye (r.a)'dan rivayetle.

Soguk Su : Sıtma cehennem hararetindendir, ona soğuk su serpmek süreti ile sogutunuz. Buhari, Müslim ve Tirmizi rivayet etmiştir. Sıtma cehennemden bir parçadır, sizden kim sıtmaya yakalanırsa, onu su ile söndürsün. Sabahtan sonra güneş doğmadan evvel akan bir nehire gelsin, suyun aktığı yöne dönsün ve: Allahümme eşfi şafi abdeke ve saddik Resuluke... Duasını okusun. Sabah namazından sonra; güneş doğmadan evvel üç (3) gün üçer defa dalsın.Eğer sıtma üç günde geçmezse beş (5) gün dalsın. Eğer beş gündede iyi olmazsa yedi (7) gün dalsın. Şayet yedi günde de iyileşmezse dokuz (9) gün dalsın ve tekrarlasın. Muhakkah dokuz güne varmadan Allâh'ın izniyle iyi olur. Tirmizi, Sevban (r.a)'dan rivayet etmektedir.

Sürme : Sizin en hayırlı sürmeniz (ismid) dir. Gözün kuvvetini artırır ve kirpikleri bitirir. Ebu Davud, Tirmizi ve nesei İbni Abbas (r.a.) dan naklen rivayet etmişlerdir.

Zeytin Yağı : Resulu Ekrem Zatülcenb olanlara zeytin yağı ve veres denilen bitkiyi tavsiye ederlerdi. Tirmizi, Zeyd bin Erkam (r.a) dan naklen rivayet etmiştir. Resulu Ekrem zatülcenb hastalığına karşı ûdihindi ve zeytin yağı tavsiye buyururlardı. Tirmizi, Zeyd bin Erkam (r.a) dan rivayet etmiştir. Yapılışı ve sureti istismali: Udihindi toz haline getirilir ve zeytin yağına karıştırılarak bir mayi haline getirilir. Hastayı soğuktan korumak sureti ile üç (3) saatte bir beş dakika müddetle hastanın sag tarafına sürülerek oğulur. Zeytin yağını içiniz ve yağlanınız. Zira o mübarek ağaçtandır.

Sinameki : Resûlü Ekrem Efendimiz : Esma b.Umeys (r.a.) 'a ne ile ishal oluyosun ? şübrüm - Sinameki ile dedi. Resûlü Ekrem: O nun tabiatı sıcak ve akıtıcıdır, buyurdu. Esma b.Umeys (r.a.) amel (ishal) olmak icab ederse hep sinameki ile olurdum. Resûlü Ekrem, Eğer ölüme şifa veren bir şey olsaydı o da sinameki olurdu, buyurmuştur. Tirmizi Esma b.Umeys (r.a.) dan naklen rivayet etmiştir. Yapılışı ve suret istismali: Sıkmak veya kaynatmak sureti ile suyu elde edilir. Yatarken veya sabahları aç karnına birer bardak içilir. Yahut sinameki, tereyagı ve bal ile macun yapılarak yutulur (yenir).

Çöre Otu : Çöre otuna kıymet verinizmuhakkak ki, o ölümden başka her derde deva şifadır. Tirmizi, Ebu Hüreyye (r.a.)'dan rivayet etmiştir.

Udihindi :Bu Udihindiye kıymet veriniz onda yedi (7) hastalık için şifa olduğu muhakkaktır. Boğaz şişliği (bademcik) tozu zeytin yağına karıştırılır, buruna damlatılır. Zatülcenb'de tozu içilir. Buhari, Müslim, Ebu Davud Ümmü Kays (r.a.)'dan rivayet etmiştir. Davud'u Antaki diyor ki : Bir misgal (4.81 gr.) ûdihindi içilirse mide hastalığını ve hararetini giderir.Tozu su ile içilirse karaciğer sancısını keser.

Kabak : Aişe validemiz anlatıyor : Resulullah ile evlenecemde annem beni şişmanlatmak için çeşitli ilaçlar yapmasına rağmen hiç birisi ile şimanlamadım, ancak (validemin) bana kabakla hurma yedirmesi ile en güzel şekilde şişmanladım. Ebu Davud, Nesei Aişe (r.a.)'dan naklen rivayet etmişlerdir.

Kül : Resûlü Ekrem Efendimizin (Uhud savaşında) mubarek başları yaralanıp, dişi kırıldığı vakit Hz. Ali (r.a.) bir kabla su taşıyor, Fatıma (r.a) da Resûlü Ekrem Efendimizin mübarek kanını yıkıyordu. Fatma (r.a.) baktı ki kan durmuyor, bunun üzerine bir hasır parçası alarak yakıp külünü yara üzerine koydu ve kan da durdu. Buhari, Tirmizi Sehl b. Sad (r.a.)'dan naklen rivayet etmiştir.

Tüm Soru ve Görüşleriniz için Mutlaka Bana ulaşınız.  Mail : medyumkenanteke@gmail.com

©2010 Medyum ve Gizli ilimler Sitesidir.